TEDEBBÜR İLE BAKIŞ

Tedebbür ile Bakış
İnsan, bakışını hangi yönde yoğunlaştırırsa kalbi de oraya yönelir. Kimisi dünyaya yalnızca zahiri gözle bakar, kimisi ise olayların ardındaki hikmetleri görmeye çalışır. İşte bu derin bakışın adı tedebbürdür.
Tedebbür ile Görmek
Tedebbür, sadece gözle bakmak değil; kalple görmek, akılla anlamak ve gönülle hissetmektir. Kur’ân bize olaylara sadece yüzeyden değil, özden bakmayı öğretir. Rabbimiz buyurur ki:
“Onlar Kur’ân’ı tedebbür etmiyorlar mı? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitler mi var?” (Muhammed, 24)
Bu ayet bizlere, kalplerin kilidini açmanın yolunun tedebbür olduğunu hatırlatır.
Bakış Açımızı Değiştirmek
Tedebbür ile bakmak;
Musibetlerin ardındaki hikmetleri fark etmektir.
Zorlukların aslında bir imtihan olduğunu bilmek demektir.
Nimete bakarken şükrü, sıkıntıya bakarken sabrı hatırlamaktır.
İnsanlara sadece görüntüleriyle değil, gönülleriyle yaklaşmaktır.
Tedebbür İnsanı Nasıl Değiştirir?
Tedebbür ile bakabilen bir insan, hayatı farklı görür. Bir ekmek parçası gözünde nimete dönüşür, bir tebessüm gönlünde huzura, bir yetimin duası kalbinde saadete… Çünkü tedebbür, sıradan görünen şeylerde bile ilahi mesajları görme becerisidir.
---
Bizim Gayemiz: Tedebbur ile Bakmak
Biz de Tedebbur olarak, bu derin bakış açısını hayata taşımaya gayret ediyoruz. Yalnızca zahiri değil, özdeki ihtiyacı görmek istiyoruz.
Afrika’da aç bir çocuk, bizim için sadece yardım bekleyen biri değil; ümmetin bir emanetidir.
Afganistan’da dağıttığımız bir ekmek, yalnızca karın doyurmaz; aynı zamanda bir kalpte umut yeşertir.
Arakan’da açılan bir su kuyusu, sadece susuzluğu gidermek değil; aynı zamanda hayır kapısı olmaktır.
Biz inanıyoruz ki tedebbür ile bakabilen gözler, dünyayı değiştirebilir. Çünkü Kur’ân’ın ışığıyla bakan göz, her yerde merhamet, şefkat ve paylaşma vesilesi olur.
---
✨ Son söz: Tedebbür ile bakış, bizi yüzeyde değil derinlikte yaşamaya çağırır. Bu derin bakışla yapılan her iyilik, hem dünyada hem ahirette kalıcı bir iz bırakır.